Cumartesi , Ağustos 17 2019
Home / Öğrenme-Öğretme Psikolojisi

Öğrenme-Öğretme Psikolojisi

ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ

PSİKOLOJİNİN KONUSU Psikoloji Yunan’ca ruh anlamına gelen “psyche” ile bilgi demek olan “logos” kelimelerinden türemiştir. Kelime anlamı olarak “ruh bilgisi” dir.  Ancak ruhla ilgilenmez. Çünkü psikoloji diğer bilim dalları gibi gözlemlenebilen ve ölçülebilen olayları ele alıp, sınıflandıran ve bu olaylar arasındaki ilişkilerden genellemelere giden bir bilim dalıdır. Psikoloji metafizik anlamda …

Read More »

KLASİK KOŞULLANMA (ŞARTLANMA) – I. PAVLOV

Mehmet TUNÇER Organizmanın doğal uyarıcıya karşı göstermiş olduğu tepkiyi yapay uyarıcıya da gösterir hale gelmesine klasik koşullanma/şartlanma denir. Bir fizyolog olan Pavlov, köpeklerin salya salgılamaları ile ilgili araştırmasında, köpeklerin yiyecek gelmeden önce araştırmacının ayak seslerini duyduklarında salya salgılamaya başlamaları dikkatini çekmiştir. Buna koşullu refleks demiş ve sistematik olarak incelemiştir. adım: …

Read More »

BİTİŞİKLİK KURAMLARI (WATSON – GUTHRİE)

Mehmet TUNÇER a) John Broadus WATSON ’ ın öğrenmeye ilişkin çalışmaları ve görüşleri; John Watson, William Wunt yapısalcılığına karşı çıkmış, içgözlem (içebakış) yönteminin geçerli bir yöntem olmadığını savunmuştur. Bilimsel olabilmek için psikolojinin gözlenebilir ve ölçülebilir davranışları konu edinmesi gerektiğini belirtmiştir. Watson’a göre psikoloji, davranış ve davranışın yaşantı yoluyla nasıl değiştirileceğini …

Read More »

BAĞLAŞIMCI KURAM-BAĞLAŞIMCILIK (EDWARD LEE THORNDİKE)

Mehmet TUNÇER Thorndike, bazı eleştirilere uğramakla birlikte yarım yüzyıla yakın bir süre ile diğer öğrenme kuramcılarını büyük ölçüde etkilemiştir. O, çağrışımı, duyusal uyarıcılar ile harekete geçiriciler arasında kurulan bir bağla açıklamaktadır. Alışkanlıkların meydana gelmesini ya da yok olmasını bu duyusal uyarıcılar ile tepkiler arasındaki bağların güçlenmesine ya da zayıflamasına bağladığından …

Read More »

EDİMSEL KOŞULLANMA (Operant Şartlanma) – B. FREDERİCH SKİNNER

Mehmet TUNÇER Organizmanın sergilediği davranışın arkasından o davranışı biçimlendirici uyarıcı verilerek yapılan koşullamadır. Ör: Kutu içindeki farenin, yaptığı hareketlerinden birinde pedala bastığında kutunun içine yiyecek verildiğini çözmesi ve acıktığında pedala basması. Bu koşullama klasik koşullanmadan farklı olarak bilinçli ve kasıtlı hareketlerle ilgilidir. Skinner, öğrenme kuramına katkıda bulunan en etkili psikologlardandır. …

Read More »

PROGRAMLI ÖĞRETİM

Skinner öğrenme kuramını eğitim sürecine uygulamak için çaba harcamıştır. Ona göre öğrenmenin etkili bir biçimde olabilmesi için; 1- Öğrenilecek bilgi küçük adımlarla öğrenciye sunulmalıdır. 2- Bireye, öğrenmelerinin doğruluğu ya da yanlışlığı anında bildirilmelidir. (Dönüt) 3- Öğrenen kişinin kendi hızıyla öğrenmesine olanak verilmelidir. Skinner sınıf öğretimine karşıdır. Çünkü sınıftaki tüm öğrencilerin …

Read More »

SİSTEMATİK DAVRANIŞ KURAMI (Davranışçı öğrenme kuramı)–Clarck Leonard HULL

Mehmet TUNÇER Amerikan psikologu Hull, mühendislik eğitimi aldığından olsa gerek, öğrenmeyi matematiksel bir yaklaşımla açıklamaya çalışmıştır. Hull’a göre ideal bir öğrenme kuramı Öklid geometrisi gibi mantıksal bir yapıya sahip olmalıdır. Organizmayı öğrenmeye götüren ihtiyaçlardır. Organizmadaki biyolojik yoksunluk dürtüyü meydana getirir. Dürtü güdülenmeye götürür ve davranış ortaya çıkar. Aç olmayan hayvan …

Read More »

İŞARET ÖĞRENME – GESTALT KURAMI

Mehmet TUNÇER İşaret Öğrenme (İşaret – Beklenti Öğrenme) – Edward TOLMAN Tolman’ın öğrenme kuramı davranışçılık ile Gestalt’ı birleştiren bir kuramdır. Psikolojinin tamamen objektif bir bilim olmasını savunmuş, içe bakış yöntemini reddetmiştir. Onun davranışçılığı Thorndike, Guthrie, Skinner ve Hull’dan farklıdır. Tolman, insan ve hayvan davranışlarının, onların amaçları, niyetleri, bilgileri, düşünmeleri, planlamaları …

Read More »

GESTALT KURAMI

Mehmet TUNÇER Wertheimer, Köhler ve Kofka tarafından geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Gestalt, Almanca, bütün, şekil, biçim, form gibi anlamlara gelir. Gestalt kuramcılara göre; bütün parçaların toplamından daha farklıdır. Birey bütünü parçalarına ayrıştırarak değil, bütünlük içinde algılar. Ör: Bir Türk sanat müziği orkestrasını dinlerken, her bir müzisyenin orkestraya katkısını analiz ederek değil, …

Read More »